Psikologların Serbest Meslek Uygulamaları Hakkında Güncel Durum: Hukuki Riskler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Son dönemde CİMER üzerinden Sağlık Bakanlığı’ndan gelen bazı bilgilendirmeler, psikologların 29 Mart 2025 tarihinde yürürlüğe giren “Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmelik” ile bağlı olmadıkları yönünde yorumlanmaya başlandı. Ancak bu yorumlar, psikologların mesleki uygulamaları açısından yanlış anlaşılmalara ve ciddi hukuki risklere yol açabilecek niteliktedir. Bu yazıda, söz konusu durumun ne anlama geldiğini, psikologlar açısından doğurabileceği sonuçları ve mesleki uygulamalarda dikkat edilmesi gereken noktaları ele alıyoruz.
Ekim 24, 2025 11:27
Psikologlar Sağlık Meslek Mensubu mu?
Psikologlar, sağlık bilimi lisansiyeri olarak tanımlanır ve bilimsel temellere dayalı biçimde sağlık hizmeti sunarlar. Ancak Türkiye’de yürürlükte olan bazı mevzuatlar —özellikle 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ve 29 Mart 2025 tarihli yönetmelik— psikologların çalışma alanlarını daraltan, uygulamada ise zaman zaman mağduriyet yaratan hükümler içermektedir.
Bu nedenle “psikologlar yönetmelikle bağlı değil” söylemi, ne yazık ki “psikologlar bu düzenlemelerden tamamen muaf” anlamına gelmemektedir.
Yönetmelikle Bağlı Olmamak Ne Anlama Geliyor?
Bazı çevrelerde psikologların yönetmelikle bağlı olmadığına dair yapılan değerlendirmeler, “psikologlar ofislerinde sağlık hizmeti kapsamındaki faaliyetleri serbestçe sürdürebilir” gibi yanlış sonuçlara yol açmıştır.
Oysa durum bu kadar basit değildir.
Bir psikoloğun sunduğu hizmet, Sağlık Bakanlığı denetiminde “sağlık hizmeti” olarak değerlendirildiğinde, yönetmelik dışında kalsa bile yetkisiz sağlık hizmeti verme iddiası gündeme gelebilir. Bu da hem idari hem cezai yaptırımlara yol açabilir.
Bu durum yalnızca psikologlar için değil, yönetmelikte yer almayan diğer meslek grupları için de geçerlidir.
Sağlık Bakanlığı Denetimleri ve Hukuki Sorumluluk
Unutulmamalıdır ki, ülkemizde sağlık hizmetlerinin yasal denetimi Sağlık Bakanlığı’nın yetki alanındadır.
Dolayısıyla bir denetim ya da şikayet durumunda, psikolojik danışma veya terapi hizmetiniz “sağlık hizmeti” olarak sınıflandırılırsa, yönetmelik dışı sayılmanız sizi yasal sorumluluktan kurtarmaz.
Bu nedenle, ofisinizde verdiğiniz hizmetlerin kapsamını ve niteliğini dikkatle değerlendirmeniz, gerekirse hukuki danışmanlık almanız büyük önem taşımaktadır.
Türk Psikologlar Derneği’nin Çalışmaları
Türk Psikologlar Derneği (TPD), bu konunun çözümü için Sağlık Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunmaya devam etmektedir. Dernek, psikologların yalnızca “psikoterapi” ile sınırlı görülmemesi gerektiğini, aynı zamanda koruyucu, önleyici ve psikoeğitimsel müdahaleleri de kapsayan geniş bir mesleki alanda çalıştıklarını vurgulamaktadır.
Bu kapsamda, psikologların serbest meslek icrası konusundaki haklarının netleştirilmesi ve uygulamada mağduriyetlerin önlenmesi amacıyla çeşitli çözüm önerileri bakanlığa iletilmiştir.
NACE Kodu Tartışmaları: Ne Anlama Geliyor?
2 Ağustos 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemede,
“86.93 – Psikolog ve psikoterapistlerin faaliyetleri (tıp doktorları hariç)” kodu yer almaktadır.
Ancak bu tanımlama yeni bir kazanım değildir; 2025 yılının başından itibaren psikologlar tarafından vergi levhalarında fiilen kullanılmaktadır.
NACE kodları, ekonomik faaliyetlerin istatistiksel sınıflandırmasını yapar ve yasal yetki belgesi niteliği taşımaz.
Bu nedenle, NACE kodu üzerinden mesleki bir güvence elde edildiğini düşünmek doğru değildir. Türk Psikologlar Derneği, psikologların hem sağlık hem de sağlık dışı faaliyetleri için uygun kodların belirlenmesi amacıyla yetkili kurumlarla görüşmelerini sürdürmektedir.
Dikkatli Olun, Hukuki Danışmanlık Alın
Psikologların serbest meslek icrası konusundaki belirsizlikler, yasal ve idari açıdan riskler barındırmaktadır.
Bu hassas dönemde, meslektaşlarımızın:
-
Faaliyet alanlarını dikkatle sınırlandırmaları,
-
Hizmet tanımlarını açık biçimde belirlemeleri,
-
Gerektiğinde hukuki destek almaları,
-
Türk Psikologlar Derneği’nin duyurularını yakından takip etmeleri
büyük önem taşımaktadır.
Psikologların mesleki haklarını koruma ve geliştirme mücadelesi devam ederken, her bir meslektaşın bu süreçte bilinçli, temkinli ve dayanışma içinde hareket etmesi, geleceğimiz açısından kritik önemdedir.


